Günlerdir Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin temsili ağırlama giderleri üzerinden yürütülen tartışmalar kamuoyunun gündeminde tutulmaya çalışılıyor. Oysa ortada büyütülecek bir mesele değil, büyütülmek istenen bir algı var.
Üç yıllık harcama kalemlerinin sanki tek bir yıla aitmiş gibi sunulması, konunun bilinçli şekilde çarpıtıldığını açıkça ortaya koyuyor. Aynı çevrelerin adeta ortak bir merkezden yönlendirilirmişçesine aynı söylemleri tekrar etmesi ise dikkatlerden kaçmıyor. Eksik bilgilerle, yanlış yorumlarla ve abartılı ifadelerle oluşturulmaya çalışılan bu atmosferin tek bir hedefi var: Mehmet Sekmen’i yıpratmak.
Peki neden şimdi?
Bu sorunun cevabı aslında oldukça açık. Erzurum’da ortaya koyduğu hizmet anlayışıyla dikkat çeken, siyasi tecrübesiyle Ankara kulislerinde adı daha sık konuşulan Başkan Sekmen’in olası bir bakanlık görevi için değerlendirildiği bir dönemde bu tartışmaların gündeme taşınması elbette tesadüf olarak görülemez.
Ancak eleştiri yapan çevreler, belediyenin yatırım performansını konuşmuyor. Her yıl bütçenin büyük bölümünün yatırımlara ayrıldığını, Erzurum’un bu alanda Türkiye’de örnek gösterilen şehirlerden biri hâline geldiğini görmezden geliyorlar. Şehirde geliştirilen tarım projelerinin merkezi yönetim tarafından model alınmasını da, halk pazarları aracılığıyla ( Tarım Bakanlığı'nın bile üstesinden gelemediği ) vatandaşın gıda enflasyonundan daha az etkilenmesini sağlayan uygulamaları da gündemlerine almıyorlar.
Çünkü mesele hizmet değil; mesele algı oluşturmak.
Bugün eleştirilen temsili ağırlama giderleri yalnızca protokol harcamalarından ibaret değil. Bu kalemler aynı zamanda Erzurum’un kültürel tanıtımına, yerel ürünlerin pazarlanmasına, şehrin marka değerinin artırılmasına yönelik organizasyonları da kapsıyor. Buna rağmen bazı kesimler aynı konuyu sürekli gündeme taşıyarak vatandaşın zihninde olumsuz bir kanaat oluşturmaya çalışıyor.
Fakat görünen o ki vatandaş artık bu “temcit pilavı” yöntemine eskisi kadar itibar etmiyor. Çünkü insanlar yapılan hizmeti de görüyor, şehrin değişimini de.
Sonuç olarak; bir bardak suda koparılmaya çalışılan bu fırtına, Erzurum’da hizmet siyasetini gölgelemeye yetmeyecektir. Hatta belki de en büyük zararı, bu yapay gündemi oluşturmaya çalışanların hesaplarına verecektir.


