Erzurum Cumhuriyeti kuran, Mustafa Kemal'i bağrına basan ve kurtuluş meşalesini yakan, milli mücadelenin bayraklaştığı kadim şehir. Bu gün depreme dayanıklı olmadığı iddiasıyla Vali Beyin çok rahat "yıkılabilir" dediği o kongre binasında, manda ve himaye reddedilmiş, ilk kez milli sınırlardan bahsedilmiş ve " vatan bir bütündür asla parçalanamaz." diye haykırılmıştır.
Günümüzde inşaat teknolojilerinin çok ileri olduğu bir dönemde, bir raporu bahane ederek, "kongre binası yıkılabilir." Demek, her şeyden önce o koşullarda vatanın bütünlüğü için gösterilen iradeye saygısızlıktır. Kurtuluş mücadelesinin ruhunu anlayamamaktır. Ulus devlet ne demek bilmemektir.
Vatan için çarpan yürekleriyle; Trabzon, Sivas, Bitlis, Erzurum ve Van'dan gelen 62 delegenin anısına saygısızlıktır. O yüzden kimse kendisini Erzurum'un sahibi zannedip boyundan büyük kararlar alabileceğini zannetmesin. Herkes bilsin ki, Kurtuluş mücadelesini başlatan iradeyi gösteren o vatan evlatlarının torunları olarak bizler de aynı iradeyle geçmişimizi geleceğe taşımakta kararlıyız. Hiç kimse buna mani olamaz.

