“Kişiler arasında, duygu, düşünce, bilgi, haber alışverişi, duygu, düşünce, bilgi ve haberlerin, akla gelebilecek her türlü biçim ve yolla kişiden kişiye karşılıklı olarak aktarılmasına İLETİŞİM” denir.
İletişimin tanımını yaparak yazıya girmek istedim…
Günümüzde tv, yazılı basın, internet haberciliği ve sosyal medya yoluyla iletişim sağlamaktayız.
Ağzımızdan çıkan söz, saniyeler içerisinde milyonlara ulaşabiliyor…
O nedenle ağzımızdan çıkanı kulağımız duyacak…
Kötü niyetli bile olmasa, ağzımızdan çıkan ifade, insanların uzun yıllar peşini bırakmıyor…
Kuşkusuz siyasetçiler, sanatçılar, gazeteciler, STK temsilcileri ve pek tabii ki spor adamları, iletişimi doğru kurmalı, kendisini doğru ifade etmek zorunda…
Sözü getirmek istediğim nokta, Erzurumspor teknik direktörü Serkan Özbalta’nın iletişim hataları…
Hocanın kritik puan kayıpları sonrasında sarf ettiği sözlerden, saha içini konuşmaya vaktimiz kalmıyor…
Serkan Özbalta ile ilk kez yakın bir çalışma içerisindeyiz…
Öncesinde hücum futbolu oynatması, dikine oynamayı seven bir teknik direktör profili ile beğendiğim, Erzurumspor’a gelişi sırasında da heyecanlandığım bir teknik adam Serkan Hoca…
Ancak ifade ettiğim gibi ilk kez yakın çalışma imkanı bulduk…
Dolayısıyla genç yaşta Süper Lig’e kadar yükselip, orada neden tutunamadığını bugün daha net anlıyorum…
Hoca, iyi bir teknik direktör olabilir ancak iletişimi inanılmaz derecede kötü…
Ben kendisine Erzurumspor’un yakın veya uzak tarihinden birkaç iletişim hatasını ve sonuçları hatırlatacağım…
Erzurumspor’un efsanevi başkanı -ki bana göre aradan geçen 25 yılda onu geçebilen olmadı- Cemal Polat, çok eleştirildiği dönemlerde ve üstelik sosyal medyanın olmadığı, internetin bile yaygın olmadığı yıllarda “Küsen yatağını ayrı sersin” açıklamasında bulundu.
Cemal başkan asla kötü niyetli değildi.
Ancak bu ifade camiada kırılmaya, küskünlüğe ve haliyle yatağın ayrı serilmesine yol açtı.. Efsane Erzurumspor’un kapanışa giden süreci belki de bu iletişim kazasıyla başladı.
Bugün adı Erzurumspor bile anılamayan, anılması bile teklif edilemeyen Osman Özköylü’yü hatırlayalım.
2017’de o zamanki adıyla BB Erzurumspor olan bugünkü Erzurumspor FK, 1. Lig’e yeni çıkmış ve Osman Özköylü ikinci kez takımın başına getirilmişti…
“Yarım kalan işimi tamamlamaya geliyorum” diyerek görevi kabul eden Osman hoca, ilk haftalarda oluşan baskıyı kırmak, takımındaki şampiyonluk stresini azaltmak maksadıyla, “Bizim hedefimiz şampiyonluk değil” açıklaması yaptı…
Niyeti halisti ama bu açıklama, takım üzerindeki baskıyı iyice artırdığı gibi Osman Hoca’nın birkaç hafta sonra takımdan ayrılmasına neden oldu. Aradan 2 sene geçtikten sonra “Osman Özköylü ile yeniden anlaştık” açıklaması, şehirde infiale neden oldu ve anlaşma iptal edilmek zorunda kaldı.
Tek nedeni işte bu iletişim kazasıydı…
Mesela 2022’de başkanlık görevini yapan Ömer Düzgün’ün sosyal medyadaki trolleri kastederken, “sahte taraftar” ifadesinde bulunması da ciddi bir iletişim kazasıydı…
Sayın Düzgün, “Ben tribündeki cefakar, fedakar taraftarımızı değil, trolleri kastettim” dese de, bu sözün etkisi uzun süre devam etti.
Son olarak Erzurumsporlular’ın çok ama çok büyük değer verdiği Hakan Kutlu’dan örnek vereyim…
İlk yarıyı şampiyonluk potasında bitirmek üzereyken, Sakaryaspor ile kendi evinde 0-0 berabere kaldığı maçın ardından yaptığı, “Biz sezona başlarken asla ne şampiyonluk için kurulduk ne o maliyeti harcadık, ne o bütçelere sahiptik” açıklaması da ciddi bir iletişim yanlışlığıydı…
Sonrasında Hakan hoca bu açıklama ile neyi kastettiğini açıklasa da, bir kere camia ile karşı karşıya gelmişti.
Düşün hocam, Hakan Kutlu gibi 3 yılda Erzurumspor ile adeta tarih yazan ve neredeyse “dokunulmaz” olan bir isimden bahsediyoruz.
Gördüğün gibi kıymetli hocam, ağızdan çıkan söz, Cemal Polat örneğinde olduğu gibi 30 yıldır unutulmuyor.
Daha 7 hafta geride kalmış ancak sen 2 kez pot kırmadın adeta çam devirdin hocam…
Pendik maçı sonrasındaki “En nihayetinde spor yapıyoruz” faciası orta yerdeyken, Keçiören maçından sonra gelen, “Şehirde ayrışmalar var, şehrin büyükleri konuya el atmalı” açıklaması inanılır gibi değildi…
Lafı çok fazla uzatmak istemiyorum değerli hocam…
Belli ki, iletişim noktasında ciddi sıkıntıların var…
Sana tavsiyem ve önerim, iletişim dersleri alman ve bu süreçte de çok fazla uzun cümleler kurmadan basın toplantılarını ve canlı yayınları yapman…
Dikkat ediyorum, uzun cümleler kurarken, konuyu bambaşka yerlere getiriyorsun ve ne demek istediğin anlaşılmıyor..
Üstüne bir de çam devirmeler yaşanıyor…
Bu sektörde var olmak istiyorsan hocam iletişim kazalarını ortadan kaldırman gerekiyor…
İyi bir teknik direktör olabilirsin ama iletişim hatalarında inan çok fazla yol yürüyemezsin değerli hocam…
Hele hele camia takımlarında çok fazla barınamazsın…
Bir de bu iletişim kazalarını, potları takım içerisinde de kırıyorsan ki, kuvvetli ihtimal yapıyorsundur, oyuncularla da sağlam bir bağın olmaz…
Daha 7 haftada namağlup bir takımın hocası olarak bu kadar tepki görüyorsan, bunun nedenini kendinde arayacaksın hocam…
“Ben nerede hata yaptım, yapıyorum?” sorusunu kendine ve yakın çevrendekilere samimiyetle sor..
İnanıyorum ki, ilk sıraya iletişim hatalarını koyacaklar…
Tercih elbette ki senin…

