ERZURUM İSMİ BÖYLE ANILMAMALIYDI.

Biz Erzurumluların en büyük sermayesi dürüstlüktür. Bir çoğunuz Erzurum’un bu imajına özellikle şehir dışında şahit olmuşsunuzdur. Ben askerde yaşadım. Komutan terhisi gelen gazino (içinde kantin, çay ocağı, televizyon ve birkaç masa-sandalye bulunan, askerin boş vakitlerinde eğlenip dinlenebileceği mekan) sorumlusunun yerine, yeni bir asker görevlendirecekti. Ben de Batarya yazıcısıydım. Bana “ bataryada senden başka Erzurumlu var mı?” diye sordu, “onu görevlendirelim” dedi. Ben de “Erzurumlu olması şart mı?” komutanım deyince, kendisi “ Gazino işi akçeli iş, Erzurumlular dürüsttür, çalıp çırpmazlar. Varsa Erzurumlu onu tercih edelim.” demişti. Bir Erzurumlu olarak inanılmaz bir biçimde gurur duymuştum.  

 

 

Gerçekten de Erzurum’un imajı ülke çapında böyle bilinir.

Erzurumlular, dürüsttür, namusludur, tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz dikmez, devletinin yanındadır, devleti için üzerine düşen ne varsa fedakar bir biçimde yapar, isyan etmez.

 

 

 

 

Gelelim şimdi asıl meseleye; gerçek midir, iftira mıdır bilmem. Zira mesele hukuki anlamda araştırılmış olmadığı için yorum yapmayı çok doğru bulmuyorum. Ancak Erzurum’un bir milletvekili ve ağabeyi hakkında hiç de öyle yenilir yutulur, kulağının üzerine yatılır olmayan iddialar var. Bu iddiaları gündeme getiren, vekilin boşanma aşamasındaki eşi ile birlikte kaçak durumunda bulunan ve suç örgütü lideri diye anılan bir isim. Belgeleri de yayınlayarak bu iddiaları dillendiriyor. İsimler veriyor. Rüşvet diyor, haksız kazanç diyor, milyon dolarlardan söz ediyor. Dedim ya gerçek midir, iftira mıdır bilmiyoruz. Bu iddialarla ilgili yasal bir soruşturma yapılmadan da bilmeyeceğiz. Onun için bu konuyu yorumlamak istemiyorum.

 

 

 

 

Ancak bir Erzurumlu olarak, şehrin adının böylesi gündeme gelmesi beni çok incitiyor.

Şehrin imajı büyük yara alıyor.

Siyasette de Erzurumluların en büyük sermayesi dürüstlüktür. Geçmişten bu güne bir çok isim bu şehirde bakanlık vekillik yaptı. Nihat Kitapçı mesela, Sağlık Bakanlığı ve yanlış hatırlamıyorsam Devlet Bakanlığı yaptı, Togay Gemalmaz Enerji Bakanlığı yaptı. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı yapan Edip Somunoğlu’ydu Demirel hükumetinde. Erim ve Melen Hükümeti Ulaştırma Bakanı yine bir Erzurumluydu; Rıfkı Danışman yine Kültür Bakanlığı da yaptı diye hatırlıyorum. Selahattin Babüroğlu, hükumet dışından bakan olarak atanmıştı, İmar ve İskan Bakanlığı yaptı. Mehmet Gıyasettin Karaca, Mehmet Turhan Bilgi, Ekrem Ceyhun, Sabahattin Aras, Lütfü Esengül geçmişten aklıma gelen isimler.

Hiç biri hakkında en ufak bir şaibe bile duymadık. Tam tersi yaptıkları başarılı işler ve dürüstlükleriyle nam salmışlardı.

 

 

 

 

Yakın zamanda, ülkede en uzun süre Sağlık Bakanlığı yapan Prof. Dr. Recep Akdağ’da Erzurumlunun yüzünü AK eden Bakanlardandı. Bırakın milyonu, milyar dolarlık icracı bir bakanlık koltuğunda oturdu. Türkiye’de sağlıkta dönüşümün mimarı oldu. Kendisini beğenenler kadar, icraatlarını beğenmeyenler de vardı. Ancak hiç kimse ona hırsız diyemedi. Rüşvetçi diyemedi. Devletin her kuruşuna sahip çıktı.

 

 

 

 

Sadece Bakanlardan da bahsetmeyelim. Erzurum geçmişten bu güne bir çok milletvekili çıkardı. “ 40 yaş üstü “ hemşerilerime sormak isterim, adı bu tarz anılan bir milletvekili hatırlıyor musunuz? Ben hatırlamıyorum.

 

 

 

 

Üst düzey bürokratlarımız da yaptığı hep doğru işlerle anıldılar. O görevlere de belki de Erzurumlunun dürüstlük imajı nedeniyle getirildiler.

 

 

 

 

Şimdi adı bu tarz işlere karışan Erzurum milletvekilimize ve ağabeyine önerim şudur.

Gerçekten suçsuzlarsa bunu kanıtlamanın bir tek yolu var. Bunu yaparlarsa şehrin üzerine sıçrayan bu leke de temizlenmiş olur. Hemen istifa etmeli ve haklarındaki bu iddiaların soruşturulması için bizzat kendileri yargıya baş vurmalı. Gerekirse TBMM’de bu iddiaların araştırılması için bir komisyon kurulmasını istemeleridir. Ancak bu şekilde samimi olduklarını ortaya koyabilirler. Aksi takdirle bu iddialar ne yazık ki uzun yıllar koca bir şehrin bu şekilde anılmasını sağlayacak. İnsanların hafızasının bir köşesinde bu iddialar hep var olacak. Şehrin imajına bu denli zarar vermeye kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.