Sükut kayıtları 1.Epizot

Uğruna bütün gün uyanık kaldığım, uykum sende mi?...

 

Uykusuna doymuş bir gecesi olmadı gözlerimin. Sabahlara kadar sarıp, saçlarını okşama özlemimi gidermedi hayalin. Ne yapsam, nasıl yapsam da parça parça olan siluetini kafamda birleştirsem.. Olmuyor sevdiceğim, olmuyor... Bahtına tuzak kurmuş hayatımın, umut kırıntılarını topluyorum seni düşününce. Nereden geldin ki yine geceme?...”

 

Delikanlı pür dikkat kayıtları okuyordu. Bir özlem var, vuslat özlemi ama mani oluyordu abisi kavuşmaya. Neydi bu kadar çok severken onu sevdiğinden uzaklaştırıp melankolik hislerin içine atan? Delikanlı okumaya devam ediyordu.

 

“Sevdiceğim, sana kavuşma hayali bile, beni sen yapıyor. İçimdeki aşkın derinliğini bilse gök kubbe, bulutları toplayıp ağıt yakar her gece. Bastığım şu toprak bilse ne kadar teslim olduğumu aşkına, beni senden ayrı basmaz koynuna. Şu yıldızlar dokunsa yüreğime, ışık yerine ateş dağıtır fezaya... Bir bilsen sevdiceğim içimdeki mahşeri, koparır alırsın beni bu ıstıraptan. Olacak duaya âmin diyemeyişimdi vuslatın... Ben kalmalıydım, sen olmak vazgeçmekti ideallerimden. Sen olursam elim kolum bağlı boyun eğecektim her şeye. Seni üzmesinler diye susacak ve duracaktım...”

 

Delikanlı satırları okuyor, Aşkın ve ıstırabın büyüklüğü karşısında hayrete düşüyordu. Bu kadar saf bu kadar büyük bir aşka hiçbir mani yokken neden abisi ıstırabı seçmişti?

 

“Şimdi koparıyorum yaşanması gereken tüm hayallerimizin bağını. Gitmeliyim sevdiceğim. Yüreğim ne kadar isyan etse de duruşuma, avare bir tavırla yola vuracağım bedenimi...

 

Gitmeliyim sevdiceğim. Baksana az ötede çöpü karıştıran bir kadın, yanında iki çocuk... Gelen geçenler anlamasın diye çocuklarının ayakkabı bağlarını bağlıyor, insanlar yokken karıştırıyor çöpleri. O çocukların umudu o annenin gülüşü olmak için gidiyorum. Daha demin emekli maaşı yetmiyor die simit satan amcayı görmedin mi? Ne demişti sevdiceğim..? "Oğlum işsiz, kızım hayırsız kocasından kaçıp sığındı baba evine.  Yetmiyor evladım. Ne emekli maaşım, ne de sattığım üç beş simit.." O amcanın rahat etmesi için gidiyorum. Daha geçen gün hakkını savunuyor diye, biber gazı ve cop yiyen kalabalığı görmedin mi? Tek dertleri geleceklerinin huzur ve barış içinde olduğu bir vatan özlemi. O kalabalık için gidiyorum sevdiceğim. Güzelim vatanımın geleceği için.. Gidiyorum senden sevdiceğim.. Davam için, vatanım için, güzel günler için...

 

Delikanlı biraz düşünüp okumaya devam etti.

 

“Bakma gözlerimin ıslak oluşuna, içimdeki mahşeri söndürmeye yetmez kâinat su olup aksa yüreğime. Ama gitmeliyim senden sevdiceğim. Elim kalemden başka bir şey tutmadı tutmaz. Bugüne kadar aşkına adadığım hayatımı, eksik bırakmışlığın hüznüyle dökeceğim kâğıda... Sen hep olacaksın ben oldukça. Ben de isterdim güzel bir yuva kurmayı seninle, ben de isterdim her sabah teninin kokusuyla uyanıp her gece gözlerinde uyumayı.. Ama gitmeliyim sevdiceğim. Herkesin kendini düşündüğü şu düzende, birinin herkesi düşündüğünü göstermeliyim. Birinin herkes için mücadele ettiğini, savaşların, kavgaların, yoksulluğun, yolsuzluğun, kötülüğün bitmesi için kendini feda ettiğini göstermeliyim. Şimdi gidiyorum sevdiceğim...”

 

Delikanlı ilk kaydı bitirmiş, ağlamaklı gözlerle odasının duvarlarına bakıyordu. Abisi sevdiceğinden ayrıldıktan uzun bir süre sonra yazmıştı galiba. Duyguları alt üst olan delikanlı biraz durduktan sonra, şu cümleyi fısıldadı.

 

Sahi mutlu bir hayat yaşamak ne kadar da zordu bu ülkede...

 

Sükut kayıtları/siyah bir adam

 

Bilgiyle kalın

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.