DURMAKSIZIN TÜKENİYORUZ

Günden güne tükenen bir hayatın tam ortasında kaldık. Son haftalarda geçim sıkıntısı, işsizlik ve borçlar sebebiyle intihar girişimleri ve ne yazık ki bu sebeple kaybettiklerimiz oldu.

 

 

 

Son bir hafta içinde değişik yaş aralığında üç kişiyi çöpte ekmek ve yiyecek ararken bizzat kendim gördüm. Genç-yaşlı, değişik mahallelerde rastladığım bu tablonun yürekte bıraktığı acıyı yazacak kelimeler yan yana gelebilse yaşanılanı ancak anlatabilir. Erzurum gibi nüfus oranı diğer büyükşehirlere oranla küçük bir şehirde bile bu kadar kısa zaman içinde sadece benim fotoğrafladığım çöpte ekmek arayan insan sayısını tüm şehir bazında toplasak acaba sadece Erzurumda günde kaç kişi çöpte ekmek arıyor bunu üç aşağı beş yukarı bulabiliriz. Erzurum da bile durum böyleyse nüfusu 5 milyonu bulan ve geçen diğer büyükşehirde günde kaç kişi çöpte ekmek arıyor bunu tahmin bile etmek çok zor.

 

 

 

Geçim sıkıntısına ne kadar parmak basarsak basalım her hafta bir şekilde büyüyerek artan bir oranla karşı karşıya kalıyoruz. Son 1 hafta da geçim sıkıntısı yüzünden intihar eden yada intihara teşebbüs eden onlarca kişi oldu. Bütün bunların sebebi de Samsun da intihar eden vatandaşın eline yazdığı gibi “iş-aş” yoksunluğudur.

 

 

 

Birileri kuru bir ekmeği bile bulmakta zorluk yaşarken bir çok alışveriş markasının yada sanal alışveriş sitelerinin şatafatlı isimlerle yaptığı indirimlerde deli gibi alışveriş yapan bir zümrenin de var olduğunu biliyoruz. Bir yandan ekmek bulmak için çöpleri karıştıranlar diğer yandan sadece indirim yapıldığı için ihtiyacı olmayanı bile alabilenler ülkenin gelir dengesinin nasıl uç boyutlarda olduğunun resmidir.

 

 

 

Pandemi döneminde kapanan işyerlerinin sahipleri bir şekilde kolay ve sınırsız ulaşım ağına sahip olduğu için sanal alışverişe yöneldiler. Temassız olduğu için internet sitelerinde alışverişin çokça rağbet görmesi sonucunda belli başlı alışveriş siteleri de kapılarını esnafa açmakla bir bakıma ulaşılabilirliği daha da arttırmış oldular. Bu destek çok özel ve önemlidir. Bugün Türkiye’nin herhangi bir ilinde ticaret yapan hatta web satış sayfası bile olmayan küçük esnafın bu destek sayesinde ülkenin diğer ucuna ürün satışı mümkün olmuştur. Bu anlamda bu dayanışmanın önemini göz ardı edemezdik. Sadece şunu bilelim ki biz ülkenin bir başka ucunda ki esnaftan alışveriş yaparken yanı başımızda duran esnaf iş yapamaz durumda. Mümkünse alışverişlerimiz de önceliği her zaman aynı mahalleyi ve semti paylaştığımız esnaftan yana kullanalım. Olmayan bir ürünü başka bir esnaftan tedarik edelim. Böylece hem komşumuz olan esnaf kazanacak hem de bir başka esnaf. Alışveriş duyarlılığımızı bu konuda şehrimiz içinde para döngüsü sağlayarak arttırabiliriz.

 

 

 

Geçtiğimiz hafta ki yazım da özellikle esnaf kesiminin içinde bulunduğu geçim sıkıntısına değinmeye çalıştım. Hükümetin bu konuda gerekli tedbirleri alması gerektiği hususunda beklentilerimizi de dile getirmiştim. Bu hafta pandemiden etkilenen milyonlarca esnafa destek amacıyla esnaf destek paketi hazırlandı. Fakat destek verileceği açıklanan sektörlerin; taksi, dolmuş, servis işletmecisi, terzi, oto tamircisi, lokantacı, pastaneci, kadın ve erkek kuaförü, pansiyon, yurt, kreş, düğün salonu gibi birkaç sektör olduğunu gördük. Diğer sektörlerle ilgili bir çalışma yapılacak mı bilmiyoruz. 

 

 

 

Paketin içeriğine bakarsak eğer 3 aylık 1000 TL’lik bir hibe desteği ve kiracı olanlara büyükşehirlerde 750TL, diğer şehirlerde 500TL kira yardımı olduğunu görüyoruz. Bu rakamlar esnafın yaşadığı sıkıntılara ilaç olabilir mi tartışılır. Çünkü büyükşehirlerde çok ciddi rakamlara kira ödeyen esnaf için 750TL yardım sadece esnafın dükkan sahibine “Durumum yok elimde olsa kiranı öderdim biliyorsun” diye iyi niyetini gösteren bir rakam olur. Belki ara sokaklarda dükkan çalıştıran esnaf kirası için bu rakamı yeterli olabilir ama hele ki aylardır kira ödeyemeyen esnaf için çok zor.

 

 

 

Esnaf destek paketi genel anlamda olumlu bir adım olsa da yeterli olmadığı konusunda birçok kişiyle hemfikir olduğumuza inanıyorum. Yeterli değil çünkü pandeminin esnafa verdiği zarar çok ciddi boyuttadır. Verilen desteğin ve sektörlerin sınırlı olması da yapılan desteği bu anlamda ne yazık ki yeterli kılmamaktadır.

 

 

 

Pandeminin de etkisiyle hızla büyüyen ekonomik krizin etkileri daha uzun zaman süreceğe benziyor. Bu konuda hükümetimizin esnafa daha kapsamlı bir şekilde desteklerinin sürmesini bekliyoruz. Kapanan işyerleri neticesinde ıssızlaşan pasajlar, işhanları ve çarşılar eski zamanlarına dönmeden hiçbirimizin nefes alacağı yok. Kapanan her yer yeni işsizler demektir. Kapanan her yer ülkenin ekonomi döngüsünün kırılması demektir. Yapılacak tüm çalışmalar bu anlamda uzun vadeye yayılacak planlar olmalıdır. Aksi halde uzamayıp git gide kısalacak bir yaşam savaşı içinde savrulup duracağız.   

 

 

 

Unutmadan belirtelim ki kuru ekmek bulmayı zenginlik sanan birileri bilmelidir ki kuru ekmek bulmak bile artık o kadar kolay değil. Ya çöp aralarında aranıyor yada askıya asılan bir hayra karşılık düşüyor çünkü işsiz kalan nüfus büyüyor aşsız kalan sofralar çoğalıyor ve biz durmaksızın tükeniyoruz..

Bilgiyle kalın…

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.